DERSARSIVI - Alıntı - Anlatım Bozuklukları - Konu Anlatım - Bölüm 2
Her cümle belli bir düşünceyi, duyguyu
aktarmak için kurulur. Bu cümlenin, ifade edeceği anlamı açık ve anlaşılır bir
biçimde ortaya koyması gerekir. Ayrıca mümkün olduğunca gereksiz unsurlardan
arındırılmış olmalıdır. İşte bu özelliği göstermeyen cümleler, anlatım bakımından bozuktur.
Biz, düşüncelerimizi en güzel şekilde cümlelerle dile getiririz.
Kurduğumuz cümlelerin kusursuz olması, başarılı bir anlatımın gerçekleşmesini
sağlar. Özellikle yazılı anlatımda cümleler, dil bilgisi kurallarına uygun
kurulmalı- anlam açık olmalıdır.
Kurduğumuz cümleler birden çok anlama geliyorsa, bu cümleleri okuyan kişi, ne
demek istediğimizi anlayamaz. Biz de karşımızdakine düşüncemizi iletememiş oluruz. Yine, cümlede gereksiz
bir kelimenin kullanılması ya da cümlenin anlamına uygun kelimelerin
seçilmeyişi de anlatım bozukluğuna sebep olur.
Anlatım bozukluklarının türlerini şöyle gruplandırabiliriz:
1. Gereksiz Sözcük Kullanılması: İyi bir cümlede yeterli sayıda sözcük
kullanılır. Başka bir deyişle gereksiz sözcüklere yer verilmez. Çünkü,
gereksiz sözcük kullanımı cümlenin duruluğunu bozar ve anlatım bozukluğu
yaratır.
Bir cümlede gereksiz sözcük bulunduğunu
anlamak için, sözcük cümleden çıkarılır. Bu durumda cümlenin anlam ve anlatımında
bir bozulma oluyorsa o sözcük gerekli, anlatımında bozulma olmuyorsa ise
gereksizdir.
Mecburen karakola gitmek zorunda kaldım.
Son yazdığı romanına isim bulmakta bir
hayli zorlanmış.
Uçak, alçalarak havaalanına başarılı
bir iniş yaptı.
Araba şu anda yola çıkmak üzere.
Tatile ailesi ile birlikte çıkacaktı.
Vakfımıza karşılıksız bağışta
bulundular.
Verilen vaatlerin hiçbiri yerine getirilmedi.
Gitmeden önce bir daha ara.
Yukarıdaki cümlelerdeki altı çizili sözcükler
gereksizdir. Çünkü, bu sözlerin anlamı, aynı cümledeki başka sözcük ya da
eklerde vardır. Bunların çıkarılması anlamda bir daralmaya yol açmaz.
Bu anlatım bozukluğu şu şekillerde olabilir:
Eş ve Yakın Anlamlı Sözcüklerin Aynı Cümle
İçinde Kullanılması:
Atatürk’ün yaptığı yenilikçi devrimler, sosyal ve siyasal yaşamımızı
kökünden değiştirmiştir.
Atatürk’ün yaptığı devrimler, sosyal ve siyasal yaşamımızı kökünden
değiştirmiştir.
Yatmadan önce
dişlerini fırçalamayı unutma.
Yatmadan dişlerini fırçalamayı
unutma.
Giyimlerinde,
konuşmalarında ve davranış biçimlerinde bir gariplik yoktu.
Giyimlerinde,
konuşmalarında ve davranışlarında bir gariplik yoktu.
Eş anlamlı kelimelerin
bir arada kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluklarını bulup düzeltiniz.
Bu konuda herkesin
fikir ve görüşünü almalısınız.
Hava sıcaklığı sıfırın
altında eksi sekiz derece imiş.
Yirmi dakika geçmesine
rağmen program henüz, hâlâ başlamadı.
Güç ve müşkül
zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir.
Ben çok varlıklı,
zengin biri değilim.
Neşeli, sağlıklı, şen
bir görünüşü vardı.
Herkesi eleştirip
tenkit etmek bize hiçbir yarar sağlamaz.
Anlamı zaten diğer
kelimelerde bulunan kelimelerin gereksiz yere kullanılmasından kaynaklanan
anlatım bozukluklarını bulup düzeltiniz.
Şirketteki mevcut
ikilik günden güne büyüyor.
Yaşanmış
deneyimlerinden hareketle bu sonuca varıyor.
Millî maçın oynanacağı
gün yaklaştıkça, ülkedeki heyecan gittikçe artıyor.
Yanına gidiniz,
konuşarak derdinizi anlatınız.
Problemi çözmek için
iki arkadaş üç saat süre ile uğraştılar.
Japonya’daki
arkadaşıyla on yıl boyunca karşılıklı mektuplaştılar.
Az kalsın
merdivenlerden düşeyazdı.
Takımın, boyu en kısa
oyuncusu bendim.
Öğretmeniyle bütün
ders boyunca tartıştı.
2. Gereksiz Yardımcı
Eylem Kullanımı: “Etmek, olmak,
eylemek, kılmak” gibi yardımcı eylemlerin görevi; kendisinden önce gelen isim
soylu sözcüğü yüklemleştirmek, ona iş, oluş, hareket ve kılış anlamları
katmaktır. İsim soylu sözcük, bir ekle aynı anlamı verecekse; yardımcı eylemin
kullanımı gereksizdir.
Sanırım ondan kuşku
ettiğimizi anladı.
Sanırım ondan
kuşkulandığımızı anladı.
Bizi arayacağını umut
etmiştim.
Bizi arayacağını
ummuştum.
Hükümet, çözülecek
olan sorunları bir bir ele aldı.
Hükümet, çözülecek
sorunları bir bir ele aldı.
hasta olmak –
hastalanmak
hesap etmek –
hesaplamak
yaşlı olmak –
yaşlanmak
3. Sözcüğün Yanlış
Anlamda Kullanılması: Dilimizde
bazı sözcükler, anlam inceliklerine dikkat edilmeden kullanılır. Sözcükleri
kendi anlamını yansıtacak şekilde kullanmamak veya uygun olmayan yerde
kullanmak anlatım bozukluğuna yol açar. Böyle bir yanlışa düşmemek için hangi
sözcüğün nerede kullanılıp nerede kullanılmayacağını çok iyi bilmek zorundayız.
Ülkenin bunalıma girmesini
sağlayan bu tür açıklamalardan kaçınmak gerekir.
Ülkenin bunalıma girmesine
neden olan bu tür açıklamalardan kaçınmak gerekir.
Bu tür bilimsel
çalışmalar, dilimizin zenginleşmesine neden olacak.
Bu tür bilimsel
çalışmalar, dilimizin zenginleşmesine katkıda bulunacak.
Uyarı: “Sağlamak” ya da “katkıda bulunmak” elde
edilmesi istenen olumlu bir sonuca ulaşmaktır. İstenmeyen sonuçlar ortaya
çıktığında “neden olmak” kullanılır.
Avukat, sanığın suçlu
olduğunu savunuyor.
Avukat, sanığın suçlu
olduğunu öne sürüyor.
Muhalefet partileri,
enflasyonun üç haneli rakamlara yükseldiğini savundu.
Muhalefet partileri,
enflasyonun üç haneli rakamlara yükseldiğini öne sürdü.
Uyarı: “Savunma” bir saldırıya ya da düşünceye karşı
olan davranıştır. Ortada böyle bir durum yoksa “savunma” yerine “öne sürme” ya
da “iddia etme” kullanılır.
Çömleğin üzerine yazılmış
desenlere hayranlıkla bakıyordu.
Çömleğin üzerine çizilmiş
desenlere hayranlıkla bakıyordu.
Hırsız, kadının
kolundaki çantayı zorla çalıp kaçtı.
Hırsız, kadının
kolundaki çantayı zorla alıp kaçtı.
Zor şartlar altında
çalışan işçilerin sağlık durumları aksadı.
Zor şartlar altında
çalışan işçilerin sağlık durumları bozuldu.
Bu tür tatbikatlarda
ölüm şansı her zaman mevcut.
Bu tür tatbikatlarda
ölüm olasılığı her zaman mevcut.
Bugün bir buzdolabının
ücretiyle on yıl önce bir araba satın alınabilirdi.
Bugün bir buzdolabının
fiyatıyla on yıl önce bir araba satın alınabilirdi.
Güzelliğinin farkında
olduğunu belirten davranışlar sergiliyordu.
Güzelliğinin farkında
olduğunu gösteren davranışlar sergiliyordu.
Kimi uyarıcı ilaçlar,
sporculara yarardan çok zarar sağlamaktadır.
Kimi uyarıcı ilaçlar,
sporculara yarardan çok zarar vermektedir.
Davranışlarıyla
arkadaşlarının üzülmesini sağladı.
Davranışlarıyla
arkadaşlarının üzülmesine neden oldu.
Bir kelimenin yerine
yanlış anlam verecek şekilde başka bir kelime kullanılmasından kaynaklanan
anlatım bozukluklarını bulup düzeltiniz.
Petrol fiyatlarının
ucuzlamasına halk olumlu tepki gösterdi.
Küçük kızın saçları
hayli büyümüş.
Ormanda yetişen bir
çam fidanını salonunuzdaki saksıya ekemezsiniz.
Son dakika içerisinde
attığı golle takımının galip gelmesine yol açtı.
Başarısızlığını
düzensiz çalışmasına borçludur.
4. Birbiriyle
Karıştırılan Sözcüklerin Kullanılması: Kimi sözcükler aynı kökten türediği için yazılış ve okunuş
olarak birbirine benzer; ancak bunların anlamları farklıdır. Bu sözcükler
karıştırılıp birbirinin yerine kullanılırsa, anlatım bozukluğu ortaya çıkar.
Bu kadar çekimser
olmana gerek yok; aralarına katıl, girişken ol.
Bu kadar çekingen
olmana gerek yok; aralarına katıl, girişken ol.
Bunca yağmura karşılık
barajlarda yeterince su birikmemiş.
Bunca yağmura karşın
barajlarda yeterince su birikmemiş.
Bu iki olay arasındaki
ayrıntıyı kimse hesaba katmıyor.
Bu iki olay arasındaki
ayrımı kimse hesaba katmıyor.
Ahmet Bey, saygılı
kişiliğiyle çevresine örnek olmuştu.
Ahmet Bey, saygın
kişiliğiyle çevresine örnek olmuştu.
Bu eski makineler
artık işlemlerini yerine getiremiyor.
Bu eski makineler
artık işlevlerini yerine getiremiyor.
Yaşantısının en zor günlerini sürgüne gönderildiği
Malta’da geçirdi.
Yaşamının en zor günlerini sürgüne gönderildiği
Malta’da geçirdi.
İş kazalarının
çokluğu, iş güvencesinin olmadığını gösteriyor.
İş kazalarının
çokluğu, iş güvenliğinin olmadığını gösteriyor.
Bu iki sınıf
arasındaki ayrıcalık tespit edilemedi.
Yeni kaydolan
öğrenciler bu kadar çekimser davranması normaldir.
Bu, Türkiye’ye özel
bir durumdur.
5. Kelimelerin Yanlış
Yerde Kullanılması: Bir cümlede her
sözcüğün yerli yerinde, başka bir deyişle her sözcüğün kullanılması gereken
yerde olması gerekir. Cümle içindeki bir tek sözcüğün bile yerini değiştirmek
farklı anlamlar, farklı yorumlar ve yargılar oluşturur. Kimi zaman da mantıksal
tutarsızlıklara yol açar. İyi bir cümlede kelimelerin cümlenin akışına ve
anlamına uygun yerlerde kullanılması gerekir. Yoksa ifade değişir, anlatılmak
istenen tam söylenemez.
Ekonomik ve sosyal
yönden geri kalmış ülkemizin belli bölgelerine kalkınmada öncelik tanınacak.
Ülkemizin ekonomik ve
sosyal yönden geri kalmış belli bölgelerine kalkınmada öncelik tanınacak.
Ankara’da Kızılay’ın
yapılan yeni binası görkemli olacak.
Kızılay’ın Ankara’da
yapılan yeni binası görkemli olacak.
Okulu bitirince doktor
olarak doğduğu kasabada çalışmaya başladı.
Okulu bitirince
doğduğu kasabada doktor olarak çalışmaya başladı.
Yeni eve gelmiştim ki
dışarıda bir kızıl kıyamet koptu.
Eve yeni gelmiştim ki
dışarıda bir kızıl kıyamet koptu.
Meclis 298 oya
karşılık 152 oyla erken seçim kararı aldı.
Meclis 152 oya karşılık
298 oyla erken seçim kararı aldı.
Geçen gün, görkemli
bir törenle dünya evine giren sanatçı çift, boşanmak için dava açmış.
Görkemli bir törenle
dünya evine giren sanatçı çift, Geçen gün, boşanmak için dava açmış.
Eğitim, en etkili
televizyonla verilir.
En etkili eğitim,
televizyonla verilir.
Otobüs yoğun sis
yüzünden karşıdan gelmekte olan kamyonla çarpıştı.
Otobüs karşıdan
gelmekte olan kamyonla yoğun sis yüzünden çarpıştı.
Haber programları
tekrar tekrar vurulan sivilleri gösteriyor.
Haber programları
vurulan sivilleri tekrar tekrar gösteriyor.
Kelimelerin yanlış
yerde kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluklarını bulup düzeltiniz.
Yeni durağa gelmiştik
ki otobüs de hemen geldi.
Bu toplantıda
çekinmeden düşünceler dile getirilmeli.
Her yolda kalan insana
yardım etmeliyiz.
6. Anlamca Çelişen
Sözcüklerin Kullanılması: Anlamca
cümlenin yargısıyla uyuşmayan, cümlede iletilen yargıyla çelişen ya da
karşıtlık yaratan sözlerin bir arada kullanılması önemli bir anlatım kusurudur.
Anlamları birbirine ters sözcüklerin aynı cümlede kullanılmasıdır.
Cümlenin anlamında çelişki, genellikle “kesinlik” ve “olabilirlik”
anlamı taşıyan sözlerin bir arada kullanılmasından kaynaklanır.
Kapının önünde tamı
tamınaüç beş nöbetçi vardı.
Kapının önünde üç beş
nöbetçi vardı.
Aşağı yukarı tam üç ay önce benzer bir yazı daha çıkmıştı.
Üç ay önce benzer bir
yazı daha çıkmıştı.
Gazetede çıkan bu
haber, mutlaka bakanın da kulağına erişmiş olmalı.
Gazetede çıkan bu
haber, bakanın da kulağına erişmiş olmalı.
Milli Savunma Bakanı, kesinlikle
askeri bir çözüme başvurulmayacağını umduğunu belirtti.
Milli Savunma Bakanı,
kesinlikle askeri bir çözüme başvurulmayacağını belirtti.
Eminim ki bunca gürültü patırtı en çok onu üzmüş olsa
gerek.
Bunca gürültü patırtı
en çok onu üzmüş olsa gerek.
Onun önümüzdeki ay,
ailesini mutlaka ziyaret edeceğini zannediyorum.
Onun önümüzdeki ay,
ailesini ziyaret edeceğini zannediyorum.
Kuşkusuz bütün çalışmalarının ödülünü sonunda belki
alacaksın.
Kuşkusuz bütün
çalışmalarının ödülünü sonunda alacaksın.
Bu istek, hiç şüphesiz
onun kulağına gitmiş olabilir.
Bu istek, hiç onun
kulağına gitmiş olabilir.
Bundan aşağı yukarıon yıl önceydi.
Bundan on yıl önceydi.
Birbiriyle çelişen
sözlerin bir arada kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluklarını bulup
düzeltiniz.
Kesinlikle yarın
gelebilirler.
Şüphesiz bu sözleri
bütün öğrenciler duymuş olmalı.
Aşağı yukarı bundan
tam yirmi yıl önceydi.
Sözünü ettiğiniz
şairin herhâlde on altıncı asırda yaşadığını zannediyorum.
Eminim bu saatlerde
eve gelmiş olmalı.
Mutlaka bir gün
çocukluk arkadaşlarını belki yine arayacak.
Yanılmıyorsam, bu
ikisinin aynı şey olduğunu tahmin ediyorum.
Derse en erken giren
öğretmen benim. O, benden en az on dakika sonra derse girer.
7. Mantıksal
Tutarsızlık: Bir cümlede, iletilmek
istenen anlamın eksiksiz olabilmesi için düşünce ve mantık son derece
önemlidir. İyi bir anlatımda sağlam bir düşünme ve mantık yürütme temel
koşuldur. Mantıksal hataları ve tutarsızlıkları içeren cümleler, dil bilgisi
kurallarına uygun olsalar bile anlamı ve yargıyı eksiksiz iletmezler. Bu tür
yanlışlar genellikle dikkatsizlik sonucu ortaya çıkar.
Önümüzdeki haftanın
önemli programlarından bazılarını sizlere hatırlatmaya çalıştık.
Önümüzdeki haftanın
önemli programlarından bazılarını sizlere tanıtmaya çalıştık.
Önlem alınmazsa bu
hastalık ölüme, hatta kısmi felce neden olabilir.
Önlem alınmazsa bu
hastalık kısmi felce, hatta ölüme neden olabilir.
Son turda atlet, arkasındaki
yarışçıyı bir hamlede geçti.
Son turda atlet, önündeki
yarışçıyı bir hamlede geçti.
Düşünme ve mantık
hatalarından (yani sözcüklerin yanlış anlamda kullanılması ya da anlamca
çelişmesi) kaynaklanan anlatım bozukluklarını bulup düzeltiniz.
Bütün çalışan insanlar
mühendis oluyor.
Yazar, gelecekle
ilgili anılarını yazacakmış.
İkinci Dünya
Savaşı’nın sonuçları üzerine Atatürk şöyle der.
Problemleri karşılıklı
anlayış ve birlik içinde çözeceğiz.
Yiyecek bir lokma
ekmeğimiz hatta yemeğimiz bile yok.
Bu yazıyı değil
okumak, anlamak bile imkânsız.
Bölgeyi iyi tanımasına
rağmen her yeri gezdi.
Yarın mutlaka bir
gazete almayı unutmayın.
Yarının mutlu
günlerine özlem duyuyorum.
8. Atasözü ve
Deyimlerin Yanlış Kullanılması: Deyim ve atasözleriyle ilgili iki tür yanlışlık yapılabilir:
a) Deyimler ve
atasözleri, kalıplaşmış söz gruplarıdır. Bu kalıpların bozulması ve bir sözün
yerine eş anlamlısının getirilmesi anlatım bozukluğu yaratır.
b) Bir deyimin
ilettiği anlamla, cümlenin taşıdığı anlam arasında bir uyumsuzluğun olması
anlatım bozukluğuna neden olur.
Bir koyundan iki deri
çıkmaz.
Bir koyundan iki post
çıkmaz.
Haydi bakalım seç
pirincin taşını.
Haydi bakalım ayıkla
pirincin taşını.
Tüm itirazlara göz
yummuştu.
Tüm itirazlara kulak
tıkamıştı.
Benim verilmeyecek
hiçbir hesabım yoktur; başım açıktır.
Benim verilmeyecek
hiçbir hesabım yoktur; alnım açıktır.
Biti deve yapmak.
Pireyi deve yapmak.
Çok sevinçliydi. Adeta
etekleri tutuşmuştu.
Çok sevinçliydi. Adeta
etekleri zil çalmıştı.
Atasözleri ve
deyimlerin yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluklarını
bulup düzeltiniz.
Damlaya damlaya deniz
olur.
Yaramazlıklarıyla
hemen, öğretmenin gözüne girdi.
Derdini söylemeyen,
ilaç bulamaz.
Şimdi yan oturup doğru
konuşalım. Bu ülkenin hali ne olacak?
9. Noktalama
Yanlışları: Noktalama
işaretlerinin eksik ya da yanlış yerde kullanılması; cümleleri bir anlam
belirsizliğine sürükleyebileceği gibi cümleden birden fazla anlam çıkmasına da
yol açabilir. Bu nedenle noktalama işaretlerinin anlama etkileri ve
kullanıldığı yerler iyi bilinmelidir. Yanlış kullanımlar ortaya çıkarsa
amaçlanan anlama ulaşmak mümkün olmaz. Bu durumlar da cümlede bir anlatım
bozukluğu yaratır.
Yabancı dükkandaki
eşyaları beğenmedi.
Yabancı,
dükkandaki eşyaları beğenmedi.
Bebekler için,
ağlamak, açlık ve korku gibi durumların en doğal ve tek anlatım biçimidir.
Bebekler için ağlamak,
açlık ve korku gibi durumların en doğal ve tek anlatım biçimidir.
Kadın şoförü şöyle bir
süzdü.
Kadın, şoförü
şöyle bir süzdü.
Misafir odasına doğru
yürüdü.
Misafir,
odasına doğru yürüdü.
Ahmet, misafir odasına doğru yürüdü.
Genç sürücüye bir
şeyler söyledi.
Genç, sürücüye
bir şeyler söyledi.
Noktalama
işaretlerinin yanlış kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluklarını bulup
düzeltiniz.
O arabaya bindi.
İhtiyar adamı karşıya
geçirdi.
İhtiyar çobanla
konuşmaya devam ediyordu.
10. Tamlama
Yanlışlıkları: Sıfat ve isim
tamlamalarının aynı tamlanana bağlanması anlatım bozukluğuna yol açar. Çünkü
isim tamlamalarında tamlanan iyelik eki aldığı halde, sıfat tamlamalarında
tamlanan ek almaz. Dolayısıyla tamlananlar, niteliği farklı olduğundan ortak
kullanılamaz.
Kaza yerine birçok
askeri ve polis aracı geldi.
Kaza yerine birçok
askeri araçla polis aracı geldi.
Onun böyle işlerle
uğraşmaya ne vakti vardı ne de zamanıdır.
Onun böyle işlerle
uğraşmaya ne vakti vardı ne de bunun zamanıdır.
İhaleye birçok yerli
ve yabancı firmalar katıldı.
İhaleye birçok yerli
ve yabancı firma katıldı.
Bu önlemler ekonomik
ve sağlık açısından olumlu sonuçlar verdi.
Bu önlemler ekonomik açıdan
ve sağlık açısından olumlu sonuçlar verdi.
Bu bölge coğrafî ve
iklim açısından ilgi çekici özelliklere sahiptir.
Kar yüzünden tüm özel
ve devlet okulları tatil edildi.
Ülkemiz Bosna’ya
askerî ve gıda yardımı yaptı.
Şehrimizde çeşitli
kültürel ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi.
11. Eklerin Yanlış
Kullanılması: Bir sözcüğe, gelmesi
gereken ekin dışında yanlış bir ekin getirilmesi de kimi zaman anlatım
bozukluğuna yol açar.
“Her insan
çevreyi korumak ve doğanın kirletilmesini önlemek için gerekli duyarlılığı göstermesi
gerekir.” cümlesinde “göstermesi” kelimesindeki iyelik ekinin sözcüğü nereye
bağladığı belli değildir. Çünkü, “Kimin gerekli duyarlılığı göstermesi
gerekir?” diye sorarsak “Her insanın…” cevabını alırız. Demek ki “insan”
kelimesine ilgi eki “-in” getirilmelidir. Cümlenin doğrusu şöyle
olur:
Her insanın,
çevreyi korumak ve doğanın kirletilmesini önlemek için gerekli duyarlılığı göstermesi
gerekir.
İsteğimiz, sınavları kazanmamızdır.
İsteğimiz, sınavları kazanmaktır.
Sınavı kazanmasının
nedeni çok çalışmış olmasındandır.
Sınavı kazanmasının
nedeni çok çalışmış olmasıdır.
Sorun arkadaşlarımızın
bizi bu konuda iyi aydınlatmamış olduğundan kaynaklanıyor.
Sorun arkadaşlarımızın
bizi bu konuda iyi aydınlatmamış olmasından kaynaklanıyor.
Okuduklarını
ezberlemek değil, tartışarak özümlemesine sağlamak gerekir.
Okuduklarını
ezberlemek değil, tartışarak özümlemesini sağlamak gerekir.
Her ne kadar şehir
dışına taşınmışsak bile beklenen rahatlığa kavuşulmamıştır.
Her ne kadar şehir
dışına taşınmışsak bile beklenen rahatlığa kavuşamadık.
Gereksiz Ek Kullanımı:
İhaleye birçok yerli
ve yabancı firmalar katılmıştı.
İhaleye birçok yerli
ve yabancı firma katılmıştı.
Bu bestesi onun
en tanınmış eseridir.
Bu beste onun
en tanınmış eseridir.
Babamın başı
ağrıdığında aspirin içerdi.
Babam başı ağrıdığında aspirin içerdi.
Eklerin yanlış
kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluklarını bulup düzeltiniz.
Öğrencilerin
başarısına ilgilenmek gerekir.
Bizi en çok sevindiren
onun bu sınavı kazandığıdır.
Bazı yolcuların giriş
işlemleri yapmaya başlandı.
Dünkü toplantıda Ali
bize sınıf arkadaşlarını tanıştırdı.
Biricik arzumuz sınavı
kazanmak ve iyi bir bölüme girmemizdir.
Yazarlarımızın köy
yaşantısına ilgilenmeleri toplumumuz açısından çok yararlıdır.
a) Yüklem Eksikliği: Yüklem eksikliği daha çok sıralı ve bağlı
cümlelerde ortaya çıkar. Öge ortaklığı bulunan böyle cümlelerde tek yüklem
kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.
“Sinemada sigara ve kabuklu yemiş yenmez.” cümlesinde “yenmez” yüklemine
iki nesne bağlanmış ve “sigara yenmez” diye bir anlam ortaya çıkmıştır.
“Sigara” nesnesine de bir yüklem getirilmesi gerekir. Cümlenin doğrusu şöyle
olmalıdır:
“Sinemada sigara içilmez ve kabuklu yemiş yenmez.”
Çok az veya hiç
çalışmadan sınava girdiler.
Çok az çalışarak
veya hiç çalışmadan sınava girdiler.
İş konusunda ben onu,
o da beni etkilemek istemez.
İş konusunda ben onu
etkilemek istemem, o da beni etkilemek istemez.
Kasadaki adam bir
yandan para, bir yandan da paket yapıyordu.
Kasadaki adam bir
yandan para alıyor, bir yandan da paket yapıyordu.