DERSARSIVI - Döküman - Alıntı - Ses Bilgisi - Konu Anlatımı
ders notları türkçe edebiyat dersi ilköğretim,lise,öğretmen,öğrenci öss oks lgs kpss kaynak
Ses : Akciğerlerden
çıkan havanın nefes borucu aracılığıyla yukarı çıkarak, gırtlaktaki ses
tellerine çarpmasıyla oluşan titreşimlere ses denir. Bir dilin en küçük
birimi sestir.
Konuşma ve Yazı : Düşünce, istek ve duyguların sözle anlatımı “konuşma”; harf, hece ya da resimlerle anlatımı “yazı” ile gerçekleşir.
Harf :
Bir dilin başlıca seslerini yazıda göstermeye yarayan işaretlere denir.
Bir dildeki harflerin bütünü o dilin alfabesini oluşturur.
Hece :
Bir dilin sesten sonraki en küçük birimi hecedir. Heceler bir
veya birden fazla sesten oluşabilir. Ağzımızın bir hareketiyle çıkan
tek veya birleşik sese hece denir. Her hecede mutlaka bir sesli olur.
Bir kelimede kaç sesli varsa o kadar hece vardır.
Türkçe’de heceler altı çeşittir :
1. Bir sesliden oluşan heceler : a-dam, e-rik, o-dun...
2. Bir sesli + Bir sessizden oluşan heceler : al-çak, üz-gün
3. Sessiz+sesli : ba-lık
4. Sessiz+sesli+sessiz : bal-çık
5. Sesli+sessiz+sessiz : alt
6. Sessiz+sesli+sessiz+sessiz : yurt
NOT : “O” , hem harf, hem hece, hem de kelime olarak kullanılabilir.
Harf ...hece...kelime...cümle...paragraf....edebi eserler oluşur.
SES TÜRLERİ
Sesler, ses yolundan çıkışlarına göre ikiye ayrılır:
1. ÜNLÜLER (SESLİLER)
2. ÜNSÜZLER (SESSİZLER)
ÜNLÜLER
Ünlüler, ses yolundan hiçbir engele uğramadan çıkarlar. Tek başlarına
okunur ve hece olabilirler. 8 ünlü vardır : a, e, ı, i, o, ö, u, ü.
Bunlardan dördü ince (e, i, ö, ü), dördü kalın (a, ı, o,u)
ünlüdür.
Ünlüler söyleyiş özelliklerine, dilin ve ses yolunun aldığı biçimlere
ve dudakların durumuna göre şu özellikleri gösterirler:
a) Söyleyiş özelliğine ve dilin durumuna göre ikiye ayrılır:
Geniş Ünlüler : a, e, o, ö
Dar Ünlüler : ı, i, u, ü
b) Dudakların durumuna göre ünlüler :
Düz Ünlüler : a, e, ı, i,
Yuvarlak Ünlüler : o, ö, ü, ü
ŞEMA :
DÜZ ÜNLÜLER
YUVARLAK ÜNLÜLER
Geniş
Dar
Geniş
Dar
KALIN
a
ı
o
u
İNCE
e
i
ö
ü
Bu tabloya göre her ünlünün 3 özelliği vardır: a ünlüsü ; kalın, düz ve geniş...
ÜNLÜ UYUMLARI
Türkçe’de ünlülerin kelime içerisindeki dizilişiyle ilgili olarak iki
önemli kuralı vardır :
1. BÜYÜK ÜNLÜ (SESLİ) UYUMU
2. KÜÇÜK ÜNLÜ (SESLİ) UYUMU
1.BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU
Türkçe’de sözcüklerde genel olarak, kalın ünlülerden sonra kalın, ince
ünlülerden sonra ince ünlü gelir. Türkçe’yi başka dillerden ayıran bu
temel özelliğe büyük ünlü uyumu denir. (Çocuklar, çiçekler,
güzel). Bu durum, kelimenin Türkçe olup olmadığını bize gösterir.
Bazı kelimeler Türkçe olduğu halde büyük ünlü uyumuna uymayabilir:
·
Zamanla ses değişikliğine uğramış bazı sözcüklerde bu kurala aykırılık
olabilir. Ana bu kelimeler Türkçe sayılır : kardeş (kardaş, karındaş),
elma (alma), hangi (hangı, kangı), anne (ana).
·
Tek heceli kelimelerde bu kural aranmaz.
·
Birleşik kelimelerde aranmaz. Kelimeler birleşikken uymaz, ayrı ayrı
incelendiğinde uyarsa bu tür kelimeler Türkçe’nin yapısına uygundur.
Hanımeli....hanım + eli
·
Kök veya gövde halindeyken büyük ünlü uyumuna uyduğu halde –yor, ki,
-ken, -leyin, -imtırak, -gil eklerini aldığında kurala uymayan
kelimelerde özel durumdadır. Getiri-yor, Sabah-ki,
Yeşil-imtırak...
NOT : Bazı yabancı kel.
Tesadüfen uyuma uyabilir. Bunun Türkçe olup olmadığını diğer kurallara
bakarak karar vereceğiz. (Cennet : Türkçe’de kel. –c- harfi ile
başlamaz)
**** Yukarıda belirtilen
durumlar dışında, bir sözcük b.ünlü uyumuna aykırı yapıda ise, o sözcük
yabancı kökenlidir. Dünya, otomobil, kitap ...Bu kelimeler yabancı
kökenli olduğundan b.ünlü uyumuna uymazlar.
2.KÜÇÜK ÜNLÜ (SESLİ) UYUMU
Bir kelimenin ilk hecesinde düz sesli harf (a,e,ı,i) varsa, diğer
hecelerinde de düz sesli harf olması gerekir. Kelimenin ilk hecesinde
yuvarlak sesli harf (o,ö,u,ü) varsa, diğer hecelerinde ya düz-geniş
(a,e), ya da dar-yuvarlak (u,ü) sesli harf bulunması gerekir. Buna
küçük ünlü uyumu kuralı denir.
K. Ünlü uyumuna uyan kelimelere örnek : Kalem, kitap, merak, sevgi, odun
·
Bazı kelimeler k.ünlü uyumuna uyduğu halde b.ünlü uyumuna uymayabilir:
Kalem, kitap ...
·
Buna göre bir kelimenin Türkçe olabilmesi için her iki kurala da uyması
gerekir.
·
B. Ünlü uyumu incelenirken kelimelerin tüm heceleri dikkate alınır.
Yani dört heceli bir kelimede ilk üç hece büyük ünlü uyumuna uyarken,
son hece uyumu bozuyorsa, bu kelimeler kurala uymamış olur.
Getiriyor, otururken... Küçük ünlü uyumunda ise yan yana gelen
her hece dikkate alınır. Örneğin, “kolaylık” kelimesinin tüm
hecelerine bakarsak ilk hecedeki yuvarlak sesli o’dan sonra ikinci
hecede düz-geniş –a-, son hecede düz sesli –ı- yer almıştır.
·
Birinci ve üçüncü heceyi dikkate aldığımızda yuvarlaktan sonra düz
sesli geldiği için kelimenin k.ünlü uyumuna uymadığını sanabiliriz.
Halbuki bu kelime k.ünlü uyumuna uymaktadır. Çünkü yuvarlaktan sonra
düz-geniş, düzden sonra düz sesli harf kullanılmıştır. Ko –
lay – lık (Yuv.-düz/geniş-düz)
·
Kuraldışı : -o- sesinden sonra ikinci hecede b-m-v-p seslerinden
biriyle başlıyorsa bu durumda ikinci hecede –u- olabilir. Bu tür
kelimeler k.ünlü uyumuna uymamasına rağmen Türkçe’dir.
Sürekli Ünsüzler: Başlarına bir ünlü geldiğinde söylenişi uzayıp giden yani sürekli söylenebilen ünsüzlerdir. Örn. : z sesi, ezzzzz...
Süreksiz Ünsüzler: Başlarına bir ünlü geldiğinde sürekli söylenemeyen ünsüzlerdir. Örn.: k sesi, ek. (Ses kesiliyor, devam etmiyor.)
SES OLAYLARI
Sözcük sonlarında Kullanım:
Türkçe
kelimelerin sonunda b,c,d,g harfleri bulunmaz. Bu nedenle dilimize
giren ve sonunda b,c,d,g harfi bulunan kelimelerin sonundaki bu harfler
sertleşir.
(b – p , c – ç, d – t, g – k dönüşme olur. ) Örnek : harab ...harap
Özel Durumlar
: 1. Bu kural,bazı tek heceli kelimelerde anlam değişmesine yol
açacağı için uygulanmaz Örn.: Ad : isim .... at : bir hayvan
(hac...haç, öd...öt, od...ot)
2.Dilimizde
bazı tek heceli kelimeler –ğ ile bitebilir. Bunun dışında Türkçe
sözcüklerin sonunda –ğ bulunmaz. (Yağ, dağ, sağ, çağ, bağ....)
1.ÜNSÜZ YUMUŞAMASI (SERT SESSİZLERİN YUMUŞAMASI)
(Ünsüz değişimi / Ünsüz Değişmesi )
Sonunda p-ç-t-k harfleri (süreksiz-sert) bulunan
kelimelere ünlü ile başlayan bir ek getirildiğinde sert olan p-ç-t-k
harfleri yumuşar. Yani b,c,d,g (ğ) ‘ye dönüşür. Bu kurala ünsüz
yumuşaması denir. Örnek : Kitap ... Kitap – ım
....Kitabım
Ahenk-e ...ahenge, sağlık-ı...sağlığı
Özel Durumlar:
1. Tek heceli kelimelerin çoğunda yumuşama olmaz. Örnek: İç – imiz...içimiz.
2. Tek heceli kelimelerin bazısında ise yumuşama olur. Örnek: Kap-ın...kabın
3. Özel isimlerde kesinlikle yumuşama olmaz. Örnek: Ürgüp’ e, Zeynep’in
4.
Dilimize Batı ve Doğu dillerinden girmiş birçok kelimede yumuşama
olmaz. Örnek : Devlet-imiz, Tank-ın, Hukuk-un, Hürriyet-imiz,
Sanat-ın, Millet-in
5.
Fiil kök veya gövdelerine çeşitli yapım ekleri getirilerek türetilen
bazı kelimelerde yumuşama olmaz. Örnek: Taşı-t-ımız, Kon-u-t-un
P,
ç, t, k, f, h, s,ş harfleri ile biten bir kelimeye c, d, g harfleri ile
başlayan bir ek gelirse, ekin başındaki yumuşak harfler sertleşir. Buna
göre; c-ç, d-t, g-k olur.
NOT
: Bu kural, sayıların rakamla yazılışlarında da geçerlidir. Buna göre
rakamlar okunur ve okunuşu p, ç, t, k, f, h,s, ş harflerinden biriyle
biterse, ekler de sertleşir. Buna uyulmazsa yazım yanlışı yapılmış
olur.
Örnek : Saat 3’de geldim. (Yanlış), Saat 3’te geldim (Doğru)
Özel Durumlar:
1. Bazı birleşik kelimelerin bu kurala uymadığı görülür : Dikdörtgen, Akciğer...
2. Bazı matematik terimlerinin bu kurala uymadığı görülür: Üçgen, beşgen..
3.
–De, da bağlacı, başlı başına bir kelime olduğu için p, ç,t,k,f,h,s,ş
harfleriyle biten kelimelerden sonra gelse bile sertleşme kuralına
uymaz. Zaten de, da bağlacını –d, -d ekinden ayıran en önemli
özelliklerden biri de budur.
Örnek: Gitsek de olur, gitmesek de..
3.ÜNLÜ DARALMASI (DARLAŞMA)
Bir kelimede düz-geniş ünlülerden (a, e) sonra –yor eki gelirse, bu
ünlüleri darlaştırarak –ı-i-u-ü ‘ye dönüştürür. Geniş olan ünlülerin
daraldığı için bu kurala ünlü daralması denir.
Örnek : Yazma-yor...yazmıyor, anla-yor...anlıyor, hopla-yor...hopluyor.
Dilimizde birçok yerde, yanlış ünlü daralması da yapıldığı görülür.
Kaynaştırma harflerinden y’den önce gelen a, e ünlüleri konuşmada
daralabilir. Ama bu daralma yazıda gösterilmemelidir. Almayan
(Doğru)... Almıyan (Yanlış), Bekleyecek (Doğru)...Bekliyecek (Yanlış)
Özel Durumlar :
Bazı
kelimelerde –yor eki kullanılmadığı halde, ünlü daralması olabilir.
De- ve Ye- kelimelerine ünlü ile başlayan ek geldiğinde araya –y-
kaynaştırma ünsüzü girer ve bu
NOT
: Ünsüzle biten kelimelere –yor eki geldiğinde, kelimenin kökü ile ekin
arasına ı, i, u, ü yardımcı sesleri gelir. Bu, ünlü daralması ile
karıştırılmamalıdır. Buna göre, aşağıdaki kelimelerde ünlü daralması
yoktur: Oturuyor, iniyor, bakıyor...
4.ÜNLÜ DÜŞMESİ (HECE DÜŞMESİ, SES DÜŞMESİ) :
Türkçe’de bazen kelimelerden bir ünlünün düştüğü görülür. Ünlü
düştüğünde hece sayısı da azaldığından bu kurala ünlü düşmesi yanında
hece düşmesi, hece azalması da denir. Türkçe’de hece düşmeleri
aşağıdaki çeşitlere ayrılır:
a)
İkinci hecesinde dar ünlü (ı,i,u,ü) bulunan bazı kelimelere, sesli
harfle başlayan bir ek gelirse, ikinci hecedeki dar ünlü düşer.
Örnek: Akıl-ı ...aklı
b)
Sesli harfle biten bazı isim köklerinden –la, -le eklerini kullanarak
fiil türetildiğinde ses düşmesi görülür. Örnek: Koku-lamak....koklamak
c)
Bazı renk isimlerine –ar, -er ekleri getirilerek fiil türetildiğinde,
ismin sonundaki ünlü düşer. Örnek: Sarı-armak....sararmak. Not:
Kızarmak ve yeşermek kelimelerinde bir ünlü, bir ünsüz düşer. Örnek:
Kızıl-armak....kızarmak.
d)
İkinci hecesinde dar ünlü bulunan bazı fiillere yapım eki getirilip
isim yapıldığında ünlü düşmesi görülür. Örnek: Ayır-ım...ayrım
e)
Bazı fiillerden fiil türetildiğinde ünlü düşmesi görülür. Örnek:
Çevir-il...çevrilmek.
f) Bazen iki kelime birleşirken ünlü düşmesi olur. Örnek: Kayıp-olmak...kaybolmak.
g)
Türkçe’de bazı kelimeler iki şekilde yazılabilir. Aşağıda verilen
kelimelerin her iki yazılışı da doğrudur. İkinci tür yazılışta ünlü
düşmesi vardır.
Bazı kelimelerin anlam yönünden küçültülmesi veya pekiştirilmesi
sırasında kelimelerin kökü ile aldığı ekin arasına bir ünlü gelebilir.
Buna ünlü türemesi denir. Ünlü türemesi hece sayısını artırır.
Örnek: Az-cık---azıcık
6.ÜNSÜZ TÜREMESİ
Bazı tek heceli kelimeler ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında veya
“etmek, eylemek, olmak” yardımcı fiilleriyle birleştiklerinde asıl
kelimenin sonundaki ünsüz ikizleşir. Buna ünsüz türemesi denir. Ünsüz
türemesi hece sayısını değiştirmez. Örnek: Af-etmek...affetmek, his-i
...hissi
7.ÜNSÜZ DÜŞMESİ
K ünsüzü ile biten bazı kelimelere –cik, -cek
küçültme ve sevgi ekleri getirildiğinde kelimenin sonundaki –k sesinin
düştüğü görülür. Buna ünsüz düşmesi denir. Örnek:
Minik-cik...minicik.
Bazen –ı, -msa ekleri de ünsüz düşmesine neden olur: Örnek:
Ufak-l...ufalmak, küçük-mse...küçümsemek.
8.İÇ SES BENZEŞMESİ (ÜNSÜZ BENZEŞMESİ)
Ünsüz sertleşmesine de benzeşme dendiğini biliyoruz. O ses olayı ekte
meydana gelir. Türkçe’de bir de kelimenin içinde meydana gelen benzeşme
vardır. Bunu şöyle anlatabiliriz:
Dudak ünsüzlerinden olan –b harfi, kendisinden önce gelen diş ünsüzü
–n’yi dudak ünsüzü olan –m’ye dönüştürür. Buna göre bir dudak ünsüzü
(b), bir diş ünsüzünü (n), kendisine benzetmiş olur. Bu durumda ünsüz
değişimi de söz konusudur. Çünkü n ile m birbirlerinin yerini
almıştır. Örnek : Çenber...çember, tonbul...tombul
Not: Bu kural birleşik kelimelerde ve özel isimlerde uygulanmaz. Örnek: İstanbul, binbaşı...
9.ÜNLÜ DEĞİŞMESİ
Daha önce belirtildiği gibi Türkçe’de kelimeler ek aldığında,
köklerinde değişiklik olmaz. Bu kural iki kelime için geçersizdir. Buna
göre, “ben, sen” sözcüklerine
ismin
–e hali (yönelme durumu) eki getirildiğinde kökteki e sesleri a’ya
dönüşür. Buna ünlü değişmesi denir. Örnek: Ben-e...bana,
Sen-e....sana
ÖNEMLİ NOT : Sınavlarda
bazen “ses değişmesi” şeklinde sorular sorulmaktadır. Ses dendiğinde
hem ünlü, hem ünsüz akla gelir. Bu nedenle “ses değişmesi” veya “ses
değişikliği” ifadeleriyle karşılaştığımız zaman aklımıza aşağıdaki ses
olayları gelmelidir:
1. Ünsüz yumuşaması : p-ç-t-k....b-c-d-g-ğ
2. Ünsüz sertleşmesi : c-d-g...ç-t-k
3. İç ses benzeşmesi : n...m
4. Ünlü daralması : a....ı-i-u-ü
5. Ünlü değişimi : e....a
10.KAYNAŞMA (KAYNAŞTIRMA)
Türkçe kelimelerde iki sesli harf yan yana gelmez. Bu nedenle sesli
harfle biten bir kelimeye, sesli harfle başlayan bir ek gelirse, iki
seslinin arasına bir sessiz girer. Bu sessiz , iki sesliyi kaynaştırır.
Bu sessiz harfe kaynaşma (kaynaştırma) harfi, bu olaya da kaynaşma
(kaynaştırma) denir. Bazı kaynaklarda yardımcı ünsüz olarak da
adlandırılan kaynaştırma harfleri –y-ş-s-n’ dir. Kaynaşma harfleri daha çok isim tamlamalarında kullanılır. Örnek : Kapı-y-ı , Akşam sefa-s-ı
Yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı gibi isim tamlamalarında
tamlayan –n, tamlanan –s kaynaşma harflerini alır. Türkçe’de sadece
“su, ne” kelimeleri bu kurala uymaz . Örnek: Su-y-un tadı, Ne-y-in tadı
NOT :
-Ş kaynaştırma harfi, bazen sözcüğün sonundaki –ş ile karıştırılır.
Buna dikkat etmek gerekir. Altı-ş-ar, yedi-şe-er (Kaynaşma
var)
Beş-er (Kaynaşma yok)
NOT :
Kaynaşma harfinin olup olmadığını aranırken, iyelik eklerine de dikkat
etmek gerekir. Örnek : Onun defter-i-n-i (Kaynaşma var) ,
Senin defter-in-i (Kaynaşma yok)
11.ULAMA
Cümle içerisinde sessizle biten bir kelimeden sonra, sesliyle başlayan
bir kelime gelirse, bu iki kelime okunuşta birleşir. Buna ulama denir.
Ulamanın olabilmesi için
kelimelerin
arasında hiçbir noktalama işareti bulunmamalıdır. Aşağıdaki cümlelerde
ulama vardır: Sensiz olamam, Senden ayrılamam, okullar açıldı.
NOT
: Sınav sorularında “ses olayı” sözüyle karşılaştığımız zaman,
yukarıda açıkladığımız bütün ses olaylarını aklımıza getirerek soruyu
cevaplamalıyız. Bazıları ulama ve kaynaşmanın ses olayı olmadığını
zanneder. Halbuki bunlar da birer ses olayıdır.
NOT : Vurgu ve Tonlama da ses bilgisi ile ilgilidir. Bu nedenle bunları da bu bölümde ele alacağız:
12.TONLAMA
Cümleleri söylerken sözcükleri veya harfleri sert, yumuşak, uzun, kısa,
alçak ve yüksek gibi değişik seslerle belirtmeye tonlama denir. Tonlama
öfke, sitem, beğenme, umut vb. duygularımızı karşıdaki kişiye
iletmemizi sağlar. Konuşmalarda özellikle topluluğa hitap ederken veya
şiir okurken tonlamaya dikkat etmek gerekir. Şairlerin ve yazarların
duygularını tonlamaya dikkat ederek daha iyi anlar ve karşımızdaki
kişilere aktarmış oluruz.
Örnek : Ne
yapıyorsun? Cümlesini kızgınlık anında başka, şaşma anlatırken başka,
hâl hatır sorarken başka ses tonlarıyla sorarız.
13.VURGU
Kelime veya cümlelerde herhangi bir hecenin ya da sözcüğün diğerlerine
göre daha baskılı yani kuvvetli söylenmesine vurgu denir. Vurgu anlam
yönünden önemli heceleri ya sözcükleri öne çıkarmaya yarar. Türkçe’de
iki çeşit vurgu vardır:
1. Kelime Vurgusu
: Bir kelimede herhangi bir hecenin diğerlerine göre daha kuvvetli
söylenmesidir. Kuvvetli söylenen hece olduğu halde bu olay kelimede
meydana geldiği için kelime vurgusu olarak adlandırılır. Türkçe
kelimelerde vurgu genellikle son hecelerdedir. Kelime vurgusu ile
ilgili önemli özellikler şunlardır:
a) Tek heceli kelimelerde vurgu bulunmaz.
b) Vurgu genellikle son hecede bulunur.
c)
Kelimeye bir ek getirilirse, son hecedeki vurgu eke geçer. Çünkü bu
durumda son hece ek’tir. Örnek: Kitap .... kitapçı
d) İki heceden oluşan yer adlarında vurgu genellikle birinci hecededir. Örnek : Konya
e) Pekiştirilmiş kelimelerin başına getirilen heceler vurguludur. Örnek: Masmavi
2.Cümle Vurgusu : Cümlede
herhangi bir kelimenin diğerlerine göre daha kuvvetli söylenmesidir.
Türkçe’de genellikle yüklemden bir önceki kelime vurguludur. Aşağıdaki
cümlelerde sırasıyla özne, nesne, zarf tümleci e dolaylı tümleç
vurgulanmıştır.
Dün okuldan defteri Ayşe
aldı.
(Ayşe : Özne)
Ayşe, dün okuldan defteri aldı. (Defteri : Nesne)
Ayşe, defteri okuldan dün aldı. (Dün: Zarf T.)
Ayşe,
dün defteri okuldan aldı.
(Okuldan : Dolaylı T.)
Sınav sorularında vurgu öğe şeklinde sorulabildiği gibi, “yer, zaman, kişi” şeklinde de sorulabilir.
Son Güncelleme ( Pazar, 07 Ekim 2007 )
Kulanıcılarımızdan gelen kaynaklar için SİTEMİZ sorumluluk kabul etmemektedir.
Kaynağın kendisine ait olduğunu ispatlayanların kaynağı isteği doğrultusunda
sitemizden kaldırılacaktır.
2009 www.dersarsivi.com